Osmaniye Kültürü

Şehirle Özdeşleşmiş Müzikler

OSMAN TAŞKAYA (ÂŞIK FEMANİ)
1942 yılında Osmaniye-Kadirli Azaplı Köyü’nde doğdu. İlkokul mezunu. Evli, dört çocuk babasıdır. Osmaniye’nin en tanınmış halk aşığıdır. Ünü yurdun her yanına yayılmıştır. Şiirlerinde Feymani ‘nin yanı sıra “Çoban Osman, Osman, Çoban” mahlaslarını da kullanmıştır. Günümüzde Karacaoğlan geleneğinin en usta temsilcisidir. Âşık Feymani yurtdışında, Türk Cumhuriyetleri’nde ve bir çok Avrupa ülkelerinde konserler vermiştir. Hakkında doktora ve bitirme tezleri çalışmaları yapılmıştır.
Âşık Feymani adına Osmaniye’de her yıl şenlikler yapılmaktadır. Ülkemizde genellikle insanların kıymeti öldükten sonra anlaşılır Üstat Feymani yaşarken geleneksel olarak adına şenlikler düzenlenen tek aşığımızdır.1997 yılında düzenlenmeye başlayan şenlik 2006 yılında. Dokuzuncusu kutlanacaktır Feymani şenlikleri yine OFAD tarafından düzenlenecektir. Yayınlanmış çok sayıda eseri olan Âşık Feymani Ustanın birçok türküsü TRT repertuarına alınmıştır.

ÇORUM HASTANESİNDE

Tabibim Lokman’ım derdim ilacı
Yaralarım sarmaya mı geldin yar
Sevdiğim sultanım başımın tacı
Hatırımı sormaya mı geldin yar

Bir dem şu âlemi gezdim dervişan
Ayrılık akıbet gösterdi nişan
Ölüm döşeğinde perme perişan
Beni böyle görmeye mi geldin yar

Bağında bir fidan kaldı mı deyi
Bülbül konmak için geldi mi deyi
Şu yalan dünyada güldü mü deyi
Hicran oku vurmaya mı geldin yar

Hasret koydu bu aşk bizi bir deme
Gurbet elde saldı derde eleme
Harap viran olmuş gönül bahçeme
Gonca güller dermeye mi geldin yar

Bizi kınayanlar acep ne diyor
Felek yine bildiğini ediyor
Feymani’n vazgeçti göçtü gidiyor
İkrarında durmaya mı geldin yar

DÖVÜŞTEN BARIŞ GÜZELDİR
Ey insanlar, aziz canlar!
Dövüşten, barış güzeldir.
Düşünenler, inananlar!
Dövüşten, barış güzeldir.

Gönül incitmesin dilin,
Dostluğa uzansın elin,
Bilsin ki kaynana, gelin
Dövüşten, barış güzeldir.

Misafiriz biz, bu handa,
Emanettir can, cihanda,
Cennet gibi şu vatanda,
Dövüşten, barış güzeldir.

Dağa yazın, taşa yazın,
Minneti var kışa, yazın,
Bu sözü en başa yazın,
Dövüşten, barış güzeldir.

Renk tarif edilmez köre,
Sevgidir en yüce töre,
Feymani’yim bana göre;
Dövüşten, barış güzeldir.

 

Yöre Mutfağı (GASTRONOMİ)

Yöre mutfağının en önemli malzemesi bulgurdur. İçli köfte, mercimek köftesi, çiğ köfte, kısır, sarma içi, bulgur pilavı, batırık, tirşik (pancar), toğgar, çiçcire, etli kömbe, Ramazan Bayramı’nda yapılan kuru kömbe ve pekmezi başlıca yemekleridir.

 

El Sanatları Ve Hediyelik Eşya

Karatepe Kilimleri

Dünyaca ünlü kilimlerin dokunduğu Karatepe-Kızyusuflu, köyü Kadirli’ye 20 km. uzaklıktadır. Doğal boya atölyesi, dört boya fırını, 25 yataklı sosyal tesisi bulunan kooperatifte kilimler tamamen doğal yün ve doğal kök boyadan, Anadolu Türk obalarının yüzyıllardır dokuduğu özgün motif ve renkler esas alınarak dokunmaktadır. Yurtiçi ve yurtdışında birçok şehirde sergilenen kilimler büyük ilgi görmektedir. Kök boya ile boyanan yünlerden yapılan Karatepe kilimleri, dünyaca ünlü olup yurt dışına ihraç edilmektedir.

Seramik

Ham maddesi Toprakkale ilçesine bağlı Tütsüz köyü civarındaki volkanik curuflardan (leçe taşı) elde edilerek, Osmaniye Korkut Ata Üniversite’nde üretilen çeşitli seramik ürünleri, dayanıklılıkları ve motifleriyle Osmaniye’nin simgelerinden biri olma yolundadır.

 

Ne Alınır

Kök boya ile boyanan yünlerden yapılan Karatepe kilimleri, dünyaca ünlü olup yurt dışına ihraç edilmektedir.Karatepe ve civarı köylerde, ailelerin el işçiliği ile tahtadan yapmış oldukları kaşık, çatal ve çeşitli süs eşyaları, el sanatlarının güzel örneklerindendir.

 

Müzeler ve Örenyerleri

Karatepe – Aslantaş Açık Hava Müzesi

Kartepe-Aslantaş, Osmaniye ili, Kadirli ilçesi sınırlarında M.Ö. 8yy.da, yani Geç Hitit Çağında, kendisini Adana ovası hükümdarı olarak tanıtan Asativatas tarafın-dan, kuzeydeki vahşi kavimlere karşı bir sınır kalesi olarak kurulmuş, Asativadaya diye adlandırılmıştır. Kalenin batısında, güney ovalardan Orta Anadolu yaylasına geçit veren bir kervan yolu, doğusunda Ceyhan Irmağı (tarihi Pyramos) bugün ise Aslantaş baraj gölü yer almaktadır. Yüksek kulelerle donatılmış T-biçimli anıtsal iki kapı binası kale içine açılıyordu. İki kule arasında, üstü açık bir geçitten sonra bir eşiğin arkasında bazalttan mil yatakları içinde dönen anıtsal ahşap bir kapı aşılarak bir sahanlığa, bunun yanındaki iki yan odaya, gene sahanlıktan da kale içine giriliyordu. Güneybatı kapı binasının iç tarafındaki kutsal alanda çifte boğa kaidesi üstünde Fırtına Tanrısı’nın boy heykeli yer alıyordu. Kapı binalarının iç duvarları bazalt bloklara işlenmiş aslanlar, sfenksler, yazıtlar ile günün inanç ve yaşayışını sergileyen kabart-malardan oluşan duvar kaplamaları ile donatılmıştır. Bugüne kadar bilinen Fenike ve Hiyeroglif (Lucva) yazı sistemlerindeki en uzun çift dilli metin birer kere her iki kapı binasında Fenike’ce 3. bir örneği de kutsal heykel üzerine işlenmiştir. Böylelikle, Fenike metninin okunabilmesi sayesinde, henüz tam anlamıyla çözümlenmemiş olan, Anadolu’da M.Ö.2 bin yılının başlarına kadar geri giden hiyerogliflerin nihai çözümüne olanak sağlayan bir anahtar ele geçmiş oldu. İşte bu yüzdendir ki Karatepe-Aslantaş yazıtları Mısır hiyerogliflerinin okunmasını sağlayan ünlü Rosetta taşına benzetilmiş, uluslararası bir üne kavuşmuştur. M.Ö. 2.bin yılda Anadolu’ya hakim olan başkenti bugünkü Boğazköy (tarihsel Hattusas) olan Hitit İmparatorluğu M.Ö. 1200 yıllarında “Deniz Kavimleri” baskını sonucunda parçalanıp dağıldıktan sonra, Torosların güneyinde Malatya, Sakçagözü, Maraş, Kargamış Zincirli gibi bazı krallıklar kurul-muş, bunlar daha sonra, çeşitli aşamalarda Asurluların eline geçmiş yağmalanmışlardır. Asativatas’’ın hükümdarlığı işte bu döneme rastlar. Kurduğu kale de büyük olasılıkla Asurlular tarafından M.Ö. 720 sıralarında Salmanasar V. ya da M.Ö. 680 yıllarında Asrhaddon tarafından yakılıp yıkılmış ve terkedilmiştir.

Bodrumkale-Kastabala Şehri

(Hierapolis) Osmaniye iline 15 kilometre uzaklıktaki Kesmeburim köyü ve Bahçe köyü sınırları içindedir.

Kastabala’nın oldukça iyi durumda günümüze ulaşan antik yapı kalıntıları arasında en önemlisi sütunlu caddesi ve beş bin seyirci kapasiteli tiyatrosudur. Bunun yanı sıra iki kilise, kale, Roma hamamı, stadyumu, kentin dört bir yanını çevreleyen nekropolleri (Kaya oyma ve anıt mezarları) kentin yaklaşık 5 km kuzey – doğusunda Ceyhan nehri üzerindeki su kemeri kalıntısıyla Kastabala, Osmaniye’nin ve yörenin en önemli ören yerlerindendir.

İlgili Terimler :